• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Levent-Akkaya-Esmalar-Ve-Melekler/195763533846290?ref=hl
  • https://plus.google.com/u/0/+LeventAkkayaRota/photos
  • https://twitter.com/RotaAkademi

Astral Seyahat (OBE)

ASTRAL SEYAHAT - ASTRAL PROJEKSİYON  
(out-of-body experience) (OBE)

Astral seyahat Okült konular içinde en çok dikkat çeken kollardan biridir. Hakkında anlatılan bir çok masalsı hikayeye karşın aslında uygulanışı ve amacı gayet basit ve işlevseldir. 

Astral seyahat geçmiş dönemlerde kişinin fiziki bedeni dışında evrenle bağını ve düzenin koruması için var olan başka daha subtil bedenlerinin de olduğunu ve her bedensel katmanın başka işlevlerle sorumlu olduğunun fark edilmesiyle başladı. Bu bedenlerin işlevlerini başka yazılarda sizlerle paylaşacağız fakat bu yazımız sadece astral dünya üzerine olsun konularımız karışmasın. 

Belki de bilinmeyen geçmişten beri majikal veya okült çalışmalar yapan guruplar için mekan sınırlaması olmayan bu harika çalışma çok büyük faydalar sağladı. Birbirleri ile görüşmelerinde, etki alanlarını genişletmekte ve en önemlisi farklı deneyimler yaşayarak bilinçlerine yeni bir güç kaynağı elde etmekte Astral Boyut kadar kolaylık sağlayan bir yer bulamazlardı. 

Cadıların gizli tarihinde yeni yeni ortaya çıkmış yazı ve dökümanlarda, o tehlikeli dönemlerde birbirleri ile buluşmak için astral seyahat  yolunu sıkça kullandıkları hatta bu seyahat için uzun meditatif yollar yerine vücutlarına sürdükleri baldıran otundan yapılmış bir zehir kullandıklarını bu sayede çok daha kısa bir sürede kısmi bir fiziki kopuş yaşayarak astral bedeni serbest bırakabildiklerini biliyoruz. Fakat bilinmeli ki astral deneyimi de seviyeleri ve tüleri vardır fakat bunlar majikal öğretilere girdiği için haklarında fazla konuşmamak en doğrusu olacaktır. 

Astral deneyim ile ilgilenenler sadece cadılar ve cadıcılık işiyle uğraşanlar değil yerli kabilelerin gizli ayinlarinden tutun da okült cemiyetlere hatta simyacılara kadar her topluluk çeşitli yollarla bu dünyayı deneyimlemeye çalışmış ve yeni yöntemler geliştirmiştir. 

Peki gerçekten astral dünya böylesine kolay deneyimlenecek bir boyut mudur? 

Elbette ki hayır, belki de şöyle demeliyiz; Yeterince deneme yapan ve uğraşıda bulunan biri sonunda astral seyahat deneyimini bir parçada olsa deneyimleyecektir. Bu muhteşem olgu üzerinde uzmanlaşmak, astral bedeni kontrol altında tutmak ve irade yoluyla yönlendirmek ise her okült çalışma gibi sabır, yetenek ve iyi bir öğretici gerektirmektedir. 

Astral seyahat ile ilgili alacağınız bilgiler sizde bu isteği doğurduğunda muhtemelen bir kaç deneme yapacaksınız, belli belirsiz bazı sesler duyacaksınız, belki bedeninizi dışarıdan göreceksiniz veya uçtuğunuzu hissedeceksiniz. Her ne yaşarsanız yaşayın bunların astral seyahatin ve astral dünyanın kapısının önü olduğunu unutmayın. 

Çünkü bu dünyada irade ve istencinizi kullanarak yapacaklarınız deneyimlemeden öğrenilemez.

Tüm mistik deneyimler böyledir onları anlatmak, aktarmak veya betimlemek çok zordur çünkü düşüncenin ilerisindeki bir bilinçlilikle çalışırlar ve kelimeler her ne kadar iletişmemize yetse de bu mistik deneyimi aktarmakta istediğinizi etkiyi vermeyecektir.

İlk adım ne olmalı;

İlk adım gerçekten bu deneyimi neden kazanmak istediğinizi net ve açık olarak kendinize belrtebilmeniz olmalı. Niyetiniz tüm majikal veya okült çalışmalarda çok önmelidir bu niyete göre karşılık alır enerjinin o şaşmaz doğasını bu niyete göre yönlendirirsiniz.

İkinci adım ise; sadece astral seyahat hakkında değil astral beden, astral dünya, evrensel enerji, ritüeller ve bazı bilinmesi gereken konularda bilgi sahibi olmalısınız. Çünkü astral deneyim genellikle insanların sözünü ettiği gibi astral dinyanın gece gündüz tozunu attırıp istenilen her şeyin yapılabileceği bir yer değil, belli bir amaca yönelik çalışmaların deneyimleneceği bir boyuttur.

Adımlarımıza tekrar geri döneceğiz, fakat önce Astral seyahat hakkında hep sorulan bir kaç soruya dönelim!

Astral seyahat tehlikeli midir?

Astral seyahatte geriye dönememek, kaybolmak, astral varlıkların saldırısına maruz kalıp bedenini kaybetmek veya fiziksel bir sonlanış yaşamak gibi bir tehlike yoktur, bu konularda duyduklarınız genellikle sanrılar yaşayanların anlatıları veya masal kitaplarından tırtıklanarak anlatılmış şeylerdir.

Elbette ki nasıl bizim fiziki dünyamızın sınırları ve kuarlları varsa o boyutun da kendine has kuralları vardır. Bu kuralları deneyimleriniz sırasında zaten yaşayacaksınız. 

Diyelim ki astral seyahat ile bir mekanı ziyaret etmeye karar verdiniz. Bunun için amacınız nedir ilk kural budur? Bir amaç dahilinde istencinizi kullanabilirsiniz, ardından bu yer ile ilgili imgeleminizin çok kuvvetli olması lazım bu da sıkı bir imgelem çalışmasını gerektirir, daha sonra astral dünyada yolculuk ederek o mekana varan bedeninizin algısal yetisi devreye girer o an orada bulunanlar, hareket halinde olan şeyler, konuşulanlar, bunların hepsinin algılanması müthiş derecede deneyim isteyen şeylerdir ki yapabilenlerin sayısının çok fazla olduğunu sanmayın. 

Tüm bunları sağladıktan sonra geriye ürünü toplamak kalır her neden orada iseniz bunu uygular ve çıkarsınız. Farklı zihniyette kişiler bu yöntemleri sapıkça güdülerini tatmin etmek veya ajanlık dürtülerini gidermek için kullanmaya yeltenebilir, fakat şu bilinmelidir ki astral de olsa hiç bir boyut sahipsiz değildir, yaptıklarınız ve niyetleriniz bu boyutların yaratıcısı ve koruyucuları tarafında size elbette ki geri dönecektir. Tehlike derseniz evet bu farklı zihniyetler sizin için hem bu boyutta hem diğer boyutlarda tehlikenin en büyüğüdür. 

Astral boyutta zaman ve mekan kavramı nasıldır?

Astral boyutta geçmiş konusunda sorun yoktur geçmişte bulunan herhangi bir yere veya zaman yolculuk yapabilirsiniz, an da bulunan mekanlar da uygundur, fakat gelecek henüz kurulmamıştır bu yönde yapacağınız çalışmalar boşuna olacaktır. Mekansal ilerleyişler de sizin gideceğiniz mekanın bilinmesi ve oraya ulaşım yolunuzun seçilmesiyle sınırsızlık kazanabilir. 

Şimdi yeniden gelelim Seyahat için Adımlarınıza. 

Üçüncü adım, küçük ilerlemeler zamanıdır astral çıkışı nereden gerçekleştireceksiniz ve hangi tekniği kullanacaksınız. 

Bunu şöyle açıklayabiliriz o anki amacınız ve deneyimlemek istediğiniz durum her ne ise çıkışınız oradan olmalı yani eğer sezgilerinizi ve görme gücünüzü sıklıkla kullanacaksınız çıkışınız anja çakra yani alın çakrasından olmalı, duygularınızı ve enerji etkinizi kullanacaksınız kalp çakrasından, fiziki plan benzeri hareketlerde bulunacaksanız yani fiziki temas gerekiyorsa solar prektüs yani göbek çakranızı kullanmalısınız. 

Peki bu noktalardan çkışı nasıl sağlarsınız. 

Metod 1 : Öncelikle bu metod için iyi bir konsantrasyon ve imgelem gücü gerektiğini belirtmeliyim, yapacağınız ilk iş rahatsız edilemeyeceğeniz bir mekan seçmek, rahat giysiler giymektir, fiziksel olarak sizi etkileyecek seslerden ve uyaranlardan uzak durmalısınız. Rahat bir pozisyonda olmalısınız ki bedeninizin rahatsızlığı sizi astral deneyiminiz sırasında zorlamasın, düşünceleriniz bedeninize dönerse anden geri dönüş yaşarsınız. 

Şimdi rahatça uzanın ve kaşlarınızın arasına yoğunlaşın sanki bedeniniz küçülmüş de alın çakranız yukarıda bir yerde ışıl ışıl parlıyor ve sizin bulunduğunuz karanlık bir mekandan o ışığın ortasına bir ip uzanıyor kendinize o ipe tırmandığınız zaman fiziki bedeninizden ayrıldığınızı telkin edin, kendinizi her yukarıya çekişinizde bedeninizden uzaklaştığınızı imgeleyin. 

Mesafe çok kısa olmasın, fakat dikkatinizi dağıtacak kadar uzak da olmamalı 15 seferde tırmanacağınız uzunlukta bir ip yeterli olacaktır.
 
Eğer konsantrasyonunuz ve imgeleminiz yeterince gerçekçi ve güçlüyse ipin sonundaki ışıklı çıkışa vardığınızda astral çıkışı gerçekleştirmiş olacaksınız. 

Metod 2: Astral çıkışın bir adı da astral projeksyondur, yani hologram beden üretmek de diyebiliriz. Bu hologram beden tamamen sizin enerjinizle bir bütündür, onu harekete geçiren düşünce gücünüzdür. Bunun için şu teknik çok işe yarayacakıtr. 

Rahat bir yere oturun ve karşınıza bir sandaliye koyun, gözlerinizi kapayın ve sanki diğer sandaliyede oturuyormuş gibi hissetmeye sanki oradaymış ve o açıdan bakıyormuşçasına imgelem üretmeye çalışın. Bu esnada astral çıkışın alametlerinden olan kulakta vınlama ve ani ışık çakmaları olabilir. Bunlara çok dikkat edin eğer kendinizi bunlara kaptırır veya karşınızda bedeninizi gördüğünüzde heyecanlanır ya da korkuya kapılırsanız ya çıkış başlamadan yada bir kaç saniye içinde geri dönersiniz. Bu durum tüm metodlar için geçerlidir. 

Metod 3: Ani sesler ve ani korkular da bir anda çıkış yaşamanızı sağlayabilir, fakat bu yöntemde heyecanlanma riski çok fazladır bu yüzden pek tavsiye edilmez. Yine de böyle istemsiz bir durumda kontrolünüz dışında bir çıkış yaşarsanız hakimiyeti sağlamanız için ne olduğunu bilmeniz gerekir. Lütfen kendinizi çıkış yapacağım diye korkutturmaya kalkmayın kalbinizle bir sorun yaşamanızı istemeyiz. 

Şimdilik bu yöntemleri paylaşıyorum, sizin için en kolay yöntemler bunlar olacaktır. Çok daha karmaşık ve farklı hissedişli çıkış aşamaları ve yolları elbet mevcuttur ama öncelikle bunlarda ustalaşmanızda fayda var ki diğerlerinde boşluğa düşmeyin. 

Sevgili dostlar uzun soluklu bir yazı oldu fakat aslında hala yazacak çok şey var, yine de kısa bir kaç cümle ile durumu özetleyelim ve yazımızı nihayetlendirelim. 

Astral seyahat için niyetinizin önemli olduğunu unutmayın, onu her zaman temiz tutun. 

Astral dünyanın tozunu attırdığını savunan kişilere kulak asmayın. 

Bunu her zaman deneyim kazanma, bilgiye ulaşma amacıyla kullanın. 

Kendinize yapılmasını istemediğinizi şeyi ne bu boyutta ne diğer boyutlarda başkasına yapmayın. 

Korkmayın niyetiniz iyi oldukça hiç bir tehlike yoktur. 

Bedeninize geri dönmek istediğinizde onu düşünmeniz yeterlidir, her nerede olursanız olun anında dönüş yaşanacaktır.
 
İlk deneyimlerinizde hatta uzunca bir süre yakın mesafelerde hatta evinizin içinde çalışma yapın. Uzaklara gitmeye çalışmayın, hakimiyetinizi tam olarak geliştirin. 

Masal tadında yazılan hiç bir yazıya inanmayın, bu bizim bildiğimiz fakat unuttuğumuz kadim öğretilerden biri sevgiyle kullanın ve yararlı olmasını dileyin. 

Sevgi ve Saygılarımla...

Levent AKKAYA